atv
20 Kasım 2008, Perşembe Atv Video Paylaşım | İZLEYİCİ TEMSİLCİSİ
ATV İste ve İzle Video Hizmeti

6-7 Eylül olaylarının kahraman subayı

6-7 Eylül 1955'te İstanbul'un her tarafında azınlıklara ait ev ve dükkânlar yağmalandı. Ancak yağmacılar, sadece bir mahalleye giremedi. Çünkü bir Türk subayı silahı ve üniformasıyla sokağa çıkarak yağmacıların mahalleye girmesine izin vermedi. O subay sonradan Hava Kuvvetleri Komutanlığı'na kadar yükseldi

Rum komşularını yağmacılardan kurtaran Türk general

6-7 Eylül 1955'te İstanbul'un her tarafında azınlıklara ait ev ve dükkânlar yağmalandı. Ancak yağmacılar, sadece bir mahalleye giremedi. Çünkü bir Türk subayı silahı ve üniformasıyla sokağa çıkarak yağmacıların mahalleye girmesine izin vermedi. O subay sonradan Hava Kuvvetleri Komutanlığı'na kadar yükseldi

5Eylül 1955 gece yarısı Selanik'te Atatürk'ün evinde bir bomba patladı. Aslında bomba binanın bahçesine atılmıştı ve sadece binanın camları kırılmıştı. Ama patlama tam da Kıbrıs sorununun Türkiye'nin iç politikasını belirlemeye başladığı döneme denk gelmişti. Kitlelerin "Kıbrıs Türk'tür, Türk kalacaktır" sloganıyla yollara döküldüğü günlerdi. Ertesi gün İstanbul Ekspres gazetesi haberi Türkiye'ye duyurdu. Kıbrıs Türktür Cemiyeti de protesto yürüyüşleri organize etti. Ama bu yürüyüşler, Türkiye tarihine büyük harflerle 'utanç gecesi' olarak yazılan 6-7 Eylül olaylarının başlangıcı oldu. Aslında hazırlıklar çok önceden başlamıştı. Ağustos ayının ortalarından itibaren azınlıklar her sabah kapılarına ve duvarlarına çizilen haç figürleriyle uyanıyorlardı. Kendilerine yönelik tehdidin farkında olan azınlıklar, uyanır uyanmaz hemen bu işaretleri siliyordu. Ama, ertesi sabah yine aynı işaretleri buluyorlardı. Yine evlerinin yakınlarında sopa, testere, kaynak makinesi, demir makaslar hatta tırpan gibi kesici aletlerle dolu kamyon ve kamyonetler hazır bekliyordu. İşte bomba haberi sanki işaret fişeği oldu. Olayları ilk Beyoğlu'nda patlak verdi. Kurtuluş, Nişantaşı, İstinye, Yeniköy, Eminönü, Yedikule, Bakırköy, Fatih ve Eyüp'te azınlıkların ev ve işyerlerine saldıralar düzenlendi. Olaylar Moda ve Adalar'a da sıçradı. Eli sopalı, baltalı yağmacılar taş üstünde taş bırakmıyordu; dükkânları yağmalıyor, evlerdeki eşyaları camlardan aşağı atıyor, papazlara saldırıyor, kiliseleri, mezarlıkları yıkıp yakıyordu. Hatta mezarları açılıp çıkartılan iskeletler yakılıyordu. Polis ve asker olayları seyretmekle yetiniyordu. Yer yer "Bu apartmanda Rum yoktur" diyerek, komşularını kurtaran Türkler vardı.

ORGENERAL OLDU
İstanbul bir savaş meydanına dönmüştü. Yağmanın ve korkunun dehşet saçtığı semtlerden biri de Bakırköy'dü. Yağmacıların buluşma noktası İstanbul Caddesi'ydi. Buradaki dükkânların büyük bölümü azınlıklara aitti. Sonra gruplar halinde mahallelere dağılıp elebaşların ellerindeki listede yer alan azınlık ev dükkanlarına saldırdılar. Ama bir tek mahalleye girmediler: Cevizlik. Üstelik Cevizlik, yağma hareketinin başladığı nokta olan İstanbul Caddesi'nin bitişiğindeydi. Mahalleye girmek isteyen yağmacılar karşılarında Kurmay Albay Reşat Mater'i buldu. Hava Okulları Komutanlığı Kurmay Başkanı Reşat Mater, şans eseri o hafta izinliydi ve ailesinin yanına İstanbul'a gelmişti. Mater ailesi Muhasebeciler Sokağı'nda üç katlı ahşap bir binada yaşıyordu. Yağma hareketini haber alan Reşat Mater, Rum ve Ermeni komşularını korumak amacıyla hemen sokağa fırladı. Üstünde üniforması, elinde silahıyla... Komutanı sokakta gören mahallenin erkekleri de yardıma koştu. Kiminin elinde süpürge sapı, kiminde demir parçası... Bir anda yağmacılara karşı sokağın girişinde set oluşturuldu. Mater, ayrıca Rum ve Ermeni komşularına komşularını evine aldı. Mahalleye gelen yağmacılar karşılarında silahlı bir albayı görünce şaşırdılar. Gelen gruplar geri dönmek zorunda kaldı. İşte o gece Albay Reşat Mater sayesinde altı sokaktan oluşan Cevizlik Mahallesi'ndeki tek bir azınlık evi veya dükkânı yağmalanmadı. Mater, ordu içinde de çok sevilen bir isimdi. Olaylardan dört yıl sonra tuğgeneralliğe terfi etti, 3. Hava Kuvvetleri Komutanlığı'na atandı. Tümgeneral rütbesiyle de Genelkurmay Lojistik Başkanlığı yaptı. 1967'de orgeneralliğe yükseldi. Bir yıl sonra da Hava Kuvvetleri Komutanı oldu. Yani TSK'nın üç numaralı komutanı oldu. 1969'ta bu görevi Muhsin Batur'a devretti. Mater, 22 Haziran 1989 günü yaşamını yitirdi. Olaylar sırasında altı yaşında olan Mater'in oğlu Tayfun Mater, Yunanistan'a göç eden Rum komşularının çocuklarıyla hala görüşüyor.

ECEVİT KILIÇ

IMF'den 40 milyar dolar gelebilir
Rüşvet de vergiden düşüyormuş!
Benzine dördüncü indirim
Borsa 21 bini, dolar 1.75'i gördü
Artvin'de çevreci zaferi
Mahalle baskısı Tike'yi kapattırdı
Bizim çarşaf masumane
'Cilalı' A.R.O.G afişleri
4 seansta vals dersi
Diasporaya darbe
Çarşaflı zihni okuma makinesi
Yardımsever Can binbaşı şehit oldu
Anne, kızını boğup intihara kalkıştı
Aleviler Köşk'e çıkıyor
Yine trafik terörü: 2 ölü, 4 yaralı
Şişmanlatan reklamlar yasak...
Kuyucu seri katil yakalandı
Parmaklıklar Ardında - Bölüm 38 / Yeni Bölüm
20:00'de
Osman, Handan’ı vurur. Handan ağır yaralı olarak hastaneye kaldırılır. Polis olay yerinden...
Avrupa Yakası - Bölüm 170 / Tekrar
22:30'da
Ata Demirer'in dönüşü ve başka sürpriz karakterlerle yenilenen Avrupa Yakası, bu yıl da...
Açık Kapı / Canlı
00:30'da
Ülkeyi sarsan gelişmelerin perde arkası, gündemi etkileyen olayların anlamı, siyaset ve düşünce...
Turkuvaz Medya Grubu

Atv Video Paylaşım | Atv Distribution

Copyright © 2003-2008 Tüm hakları saklıdır.
Turkuvaz Radyo, Televizyon, Gazetecilik ve Yayıncılık A.S.
Üretim ve Tasarım

Turkuvaz Medya Dijital
BİZE ULAŞIN SABAH