Melek, babasını neşterle yaraladığı iddiasıyla aranan bir isim hâline gelirken zaman daralır; Melek'in ifade vermesi, hem aile içindeki dengeleri hem de soruşturmanın seyrini belirleyecek kritik bir eşiğe dönüşür.
Doğan, kardeşini aklamak ve gerçeğe ulaşmak için iz sürerken, Sinan'ın çizdiği tablo, Doğan için adım adım takip edilmesi gereken bir şüphe hattına dönüşür.
Çağla ise savcılık cephesinde baskıyı yönetmeye çalışırken, hem Melek'in ifade vermesini sağlamak hem de dosyanın Behram'ın lehine kapanmasını engellemek için riskli bir denge kurar.
Melek'in izine yaklaşıldığı anda olaylar yeni bir boyut kazanır: Çağla, Sinan'ın aracında Tahir'in vasiyetine ulaşır ve Sinan'ın mirastan çıkarıldığını, her şeyin Doğan'a bırakıldığını öğrenir.
Bu gerçek, zaten kırılgan olan dengeleri altüst eder; soruşturma sertleşir, Doğan ve ailesi aynı anda hem suçlama, hem sır hem de hesaplaşma kıskacına girer.
Kenan İmirzalıoğlu (Doğan), Afra Saraçoğlu (Çağla), Asude Kalebek (Melek), Sinan Tuzcu (Sinan), Diren Polatoğulları (Behram), Nihal Koldaş (Saadet), Toprak Sağlam (Altın), Serkay Tütüncü (Yılmaz), Tuğçe Açıkgöz (Gülüşan), Şahin Kendirci (Genç Behram), Ali Önsöz (Fikret), Esra Şengünalp (Mahinur), Yaren Yapıcı (Nurgül), Ebrar Karabakan (Didem), Ardıl Zümrüt (Genco), Mert Demirci (Sefa), Ayşen Sezerel (Nigar), Burak Can Doğan, Tarık Ündüz (Fırat) ve Tarık Papuççuoğlu (Tahir) ile Tülay Bursa (Lamia)