Doğan ve Çağla kendilerini hiç beklenmedik bir şekilde Şimşek'in kurduğu tehlikeli bir oyunun ortasında bulur. Ellerine verilen fotoğraflar, Tahir'e saldıranın Sinan olduğunu ortaya koyarken; Şimşek'in teklifi her şeyi daha da karmaşık hale getirir.
Melek'in özgürlüğü karşılığında Doğan üç gün içinde İstanbul'u terk edecektir. Aile sırlarının ve geçmiş günahların gölgesinde verilen bu karar, Doğan'ı hem kardeşiyle hem de kendi vicdanıyla yüzleşmeye zorlar.
Sinan'ın adının hem Tahir'e yapılan saldırıda hem de yıllar önceki cinayette geçmesi ise aile içindeki dengeleri altüst eder.
Doğan babasını hayata döndürmeye çalışırken Sinan köşeye sıkışır ve iki kardeş arasındaki hesaplaşma silahların çekildiği bir noktaya kadar ilerler.