Çok severim, bunları yapan kızları ya da erkekleri de. Bende de şey var. Hiç bakmamak. Alakasız. Zamanında "Feyza abarttın ya!" dediğim çok oldu. Basıp gitmek. Ne alakaysa? Yani, bir anda kendini çekmek. Sanki onun daha dikkat çekeceğini düşünüyorum. Sonra işte birazcık daha böyle saçma sapan deneyimler oldukça hiçbir şey yapmamaya başlıyorsun. Maksimum yaptığım şey, bilerek bakmamak.
Çok koşturmalı benim çocukluğum. Ailem de hala böyle biraz konuştuğumuzda pişman olurlar. İşte ben hep şu kursa gitsin, bale de yapsın. Voleybol da oynasın, onu da yapsın, buz pateni de öğrensin, böyle bir çocuktum. Yani öyle çok düşüp kalkıp bir yerlerini yara yapan.
Hala da öyleyimdir. Canı çok tatlı biriyim. Bir yerlerime bir şey olsun, "Alo, doktora mı gitmeliyim?" gibi bir panik atağım var. Elimde olsa bunu böyle yaşamazdım ama. Çok koşturmalı bir çocukluk geçirdim.
Çok saçma bunun üzerine ama, koşturmak. Sadece bir şey ile meşgul olmak çok değerli bir şeymiş. Şimdi onun değerini daha çok anlıyorum tabii.
Benim en sevdiğim bebeğim vardı. Adı da "Okomaşeme." Onu da ben koymuşum. Yani böyle saçma bir melodisi var.
Bana bebekler alınırmış ben bebekle oynamak değil, pet şişelerle oynarmışım. Pet şişeleri çocuğum zannediyormuşum. Çok yazık bana.