Lise ikide Mersin'e gittik, annemin işinden dolayı. O da devlet memuru. Tayini çıktı. Mersin'de okudum ben üç sene. O yüzden böyle ilk senem adaptasyon. Sıcaklığa da tabii, inanılmaz feciymiş. Fakat Mersin'den gidince, Mersin'in değerini anladım. Aslında çok keyifli bir yermiş. Tabii, lise dersten derse, dershane, özel ders, okul gibi. O yüzden yine orada da koşturdum ama ben de mesela ergenliğini yaşamamış insanlardanım. Benim ergenliğim sanki yirmi ikilerimden sonra geldi. Ergenliğim sakindi.
Yani, iyiydi ama öyle. "Uf, çok çalışkan bir kızdım" diyemem. Sadece ilk, anadolu lisesinde okudum. Özel okuldan, anadoluya geçtim. Anadolu lisesinde benim ilk matematik puanım otuzdu. Ve orada böyle dan diye bir sarsıldım. Beni hırslandırdı, çok mu çalıştım? Yok. İşte zorla kırk beş oldu, belki elli oldu.
Ben geometriyi çok severim. Bayılırım. Ben sırf daha çok ders çalışayım diye. Çok sevdiğim iki hocam vardı Mersin'de. Geometri sorusu yazarlardı. Tek bir soru. Bayağı zor bir soru işte. Olimpiyatlarda falan sorulan sorular. Hepsini de yapamazdım. Ama bununla uğraşmak çok keyif verirdi bana.