Destan'ın on dokuzuncu bölümünde Akkız Alpagu Han'dan, yok olan obasının ve Kün Ata'nın hesabını sorar ama Alpagu Han'ın hiçbir şeyden haberi yoktur. Akkız, anasını kurtarıp geldiğinde Batuga'yı ve Tutkun'u bulamaz. Kırçiçek'in "Batuga'yla Tutkun... yoklar. Kan vardı. Birileri... ceset sürüklemiş'' sözleriyle Akkız, Temur, Saltuk, Sırma ve Yaman şoka girerler. Ormanda Batuga ve Tutkun'u aramaya koyulurlar.
Akkız, Temur, Saltuk, Sırma, Yaman ve Alaca perişan bir halde bütün ormanı ararlar. Temur, ırmak kenarında çalı çırpının arasına gizlenmiş bir kol görür. Temur bir anda ok yemiş gibi kalır. Çalıların arasından görünen kol Tutkun'undur. Tutkun'un cansız bedenini kolları arasına alan Temur'un "Sadece ufak bir sıyrık. İyi olacaksın tamam mı? İyi olacaksın! Tutkun aydı, bu kadarcık yaraya mı uyudun, aydı kendine gel" sözleri üzerine Saltuk ile Akkız birbirlerine bakarlar acı içinde, Saltuk Temur'un yanına çökerek Tutkun'un uçmağa vardığını söyler.
Tutkun için Yaman ve Saltuk kurgan kazarlar. Acıdan kahrolan Temur, Tutkun'u keçeye sarar. Saltuk ve Yaman, Tutkun'u kaldırır, kurgan içindeki Temur'a uzatır. Temur Tutkun'u kurgana yatırır. Kılıcıyla kendi saçından bir tutam keser, keçenin üzerine koyar. Tutkun'un saçından bir tutam keser, avcunda sıkar. Son bir veda bakışı atan Temur Tutkun'un kulağına fısıldar "Uçmakta bekle beni. Olur mu?"
Yapım ve proje tasarımı Mehmet Bozdağ'a ait; yönetmenliğini Metin Günay'ın yaptığı, senaryosunu Ayşe Ferda Eryılmaz ve Nehir Erdem'in kaleme aldığı 'Destan'ın başrollerini Ebru Şahin, Edip Tepeli ve Selim Bayraktar üstleniyor.