Berk: Ne oldu anlaştık mı?
Nilsu: Anlaştık.
Berk: Neden?
Nilsu: Bilmiyorum sen bana romantik geliyorsun. Böyle daha ince ruhlu ince düşünceli. Ben öyle değilim. Ben bir kere sürprizi bozarım. Ne yaptın? Ney? Nasıl giyinmem gerekir? Nereye gidiyoruz? Ben çok romantik değilim. Ama sen sanki naif birisin ya.
Nilsu: Ben sürekli karavanı topluyorum. Masa önümüzde orası işte bardak kahve vs olunca bana geliyorlar. Kalkıp topluyorum.
Berk: Bir de şöyle değişik bir kalkma tarzın var ya senin. Kalkıyor yavaştan ne yapacağını tahmin edemiyorsun ağır hareketlerle
Nilsu: O ne biliyor musunuz? Siz atmıyorsunuz ben atıyorum şeyi.
Nilsu: Seni o kadar tanımıyorum işte.
Berk: Ben kendimi tanıdığımdan bunu söyleyeyim o zaman.
Nilsu: O zaman hodri meydan.
Berk: Hırs azim ve sabır bunlar benim için üçü bir arada olduğu için o yüzden ben kendimi gösterdim.
Alana kadar elde edene kadar mutlaka çabalarım. Sonra da çalışmaya devam ederim.
Nilsu: İyi Cemile'nin bunu öğrenmesi iyi oldu.