atv'nin ilgiyle takip edilen Bir Küçük Gün Işığı, geçtiğimiz akşam yeni bölümüyle ekranlara geldi. Sorgulayıcı hikâyesi ve güçlü kadrosu ile Pazartesi akşamının beğenilen yapımlarından oldu.
Yapımını NGM'nin, yapımcılığını ise Nazlı Heptürk'ün üstlendiği "Bir Küçük Gün Işığı" dün gecenin en çok konuşulanları arasındaydı.
28. Bölümde neler yaşandı?
Cemil'in son arsuzu Fırat'ın baba olmasıdır. Elif ise bunu ona veremez.
Cemil'in cenazesinde Dila kendini kaybeder ve Ümran'ı babasını öldürmekle suçlar. Evde kanıt arar. Ümran'ın evden kovduğu Yasemin hemşire de Cemil'in ölümünün doğa yolla olmadığını Elif 'e söyler ama kimse geçerli kanıt bulamaz. Dila büyük bunalıma girer. Ümran ise vasiyeti açıklayacak avukatı ortadan kaldırmak için harekete geçer. Elif ise Fırat ile ilgili bildiği gerçeği ona söyleyemez. Eşref ile Gülümser'in 2. baharı da doludizgin gitmektedir. İkili yakınlıklarını çocuklarından gizlerler. Ama Gülümser'in Eşref'in amatör tiyatrosunda yer alması işleri değiştirir. Romeo ve Juliet'i gizlice oynarken Fulya'ya yakalanırlar. Fırat, babasının adını yaşatmak için vakıf kurmaya karar verir. Ümran, avukatın geliş saatini bilerek yanlış söyler evde olan Dila'ya da ilaç verir. Ancak Elif son anda müdahale eder. Fırat ve Dila'yı avukatın karşısına geçirir. Ümran diken üzerindedir. Her şeyin ortaya çıkması an meselesidir. Fakat avukatın okuduğu vasiyet beklenilenden bambaşkadır. Cemil iki vasiyet hazırlatmıştır ve doğal yolla ölmesi durumunda onun açıklanmasını istemiştir. Okunan vasiyette Cemil, Fırat'ın baba olmasını ister ve bu son arzusudur. Bu çocuk sahibi olamayan Elif yıkılır... Üstelik Fırat'ın baba olmayı çok istediğini mezarlıkta babası ile yaptığı konuşma ile de öğrenmesi canını daha da yakar.