Bir de yeni taşınılan evde görülen rüya. Ona çok inanırım. Sağ ayak. Çok yersiz. Solla girsem çıkıp bir daha giriyorum. Ama yeniyse o ev.
Gönderdim, lanet olsun. Ama şöyle. Akla ilk gelenlerden değil. Biz birbirimize onay için bazen İhsan'la fotoğraf atmamız gerekiyor. Çok alakasız bir insana isim benzerliğinden yaptım.
Daha kötüsü. Ben çok yanlış birini aradım. "Alo, ben seni şunun için aramıştım ya. Kusura bakma" dedim. "Feyza, neden aramıştın beni" dedi. "Ya işte şunun için aradım" sonra olamaz biri çıktı. Yani rehberimde olması mucize.
Çok severim, bunları yapan kızları ya da erkekleri de. Bende de şey var. Hiç bakmamak. Alakasız. Zamanında "Feyza abarttın ya!" dediğim çok oldu. Basıp gitmek. Ne alakaysa? Yani, bir anda kendini çekmek. Sanki onun daha dikkat çekeceğini düşünüyorum. Sonra işte birazcık daha böyle saçma sapan deneyimler oldukça hiçbir şey yapmamaya başlıyorsun. Maksimum yaptığım şey, bilerek bakmamak.
Çok koşturmalı benim çocukluğum. Ailem de hala böyle biraz konuştuğumuzda pişman olurlar. İşte ben hep şu kursa gitsin, bale de yapsın. Voleybol da oynasın, onu da yapsın, buz pateni de öğrensin, böyle bir çocuktum. Yani öyle çok düşüp kalkıp bir yerlerini yara yapan.
Hala da öyleyimdir. Canı çok tatlı biriyim. Bir yerlerime bir şey olsun, "Alo, doktora mı gitmeliyim?" gibi bir panik atağım var. Elimde olsa bunu böyle yaşamazdım ama. Çok koşturmalı bir çocukluk geçirdim.