Müge Anlı ile Tatlı Sert
Müge Anlı İle Tatlı Sert atv ekranlarında
2003 yılında kızını görmek için Aydın'a gittikten sonra kaybolan Elife Doğrul'un akıbeti araştırılırken, dosyada adı geçen kişiler arasındaki bağlantılar ve patlıcan moru mont yeniden gündeme geldi. Elife kaybolduğunda 6 yaşında olan kızı Hülya Yıldız'ın başvurusu üzerine yeniden ele alınan dosyada, Metin Musacalı ve Türkeş Musacalı hakkında yurt dışına çıkış yasağını da kapsayan adli kontrol kararı verildi. Programa katılan Necibe Hanım, kardeşi Metin'in kendisini tehdit ettiğini ve can güvenliğinden endişe duyduğunu belirtirken, Ömer Bey de Metin'in kendisini ve eşini öldürebileceğinden korktuğunu anlattı. Öte yandan Müge Anlı, Elife'nin kaybolmasıyla bağlantılı olduğu öne sürülen patlıcan moru montun izini sürerek dikkat çekici ayrıntıları paylaştı.
Elife Doğrul'un öldürülerek gömüldüğü, cenazesinin daha sonra başka bir yere taşındığı ve bazı eşyalarının dereye atıldığı yönündeki iddialar Müge Anlı ile Tatlı Sert programında gündeme gelmeye devam ediyor. Dosyada adı geçen Şafak Bey, yaptığı açıklamada, iddialara konu olan dönemde Metin Musacalı ve Muhammet Baycur'la birlikte olmadığını, askerlikten döndükten sonra yalnızca kısa bir süre çalıştığını söyledi. Metin Musacalı'yla geçmişte bir silah nedeniyle cezaevinde kaldıklarını anlatan Şafak Bey, bu olayın ardından Metin'le görüşmek istemediğini belirtti. Elife dosyasında dikkat çeken ceketle ilgili de konuşan Şafak Bey, Muhammet Baycur'un eve bir ceket getirdiğini annesinden duyduğunu, ceketi gördüğünde ise kendisine uygun olmadığını söyleyerek şaka yaptığını aktardı.
Elife Doğrul dosyasında önemli bir ayrıntı olarak değerlendirilen montun kim tarafından alındığına ilişkin çelişkili ifadeler gündeme geldi. Ufuk Bey ve annesi Günay Hanım, yüzleri görünmeden yayına bağlanırken Günay Hanım, Muhammet Baycur'un bir poşet içinde getirdiği siyah deri ceketi kapının arkasına astığını, daha sonra ceketi yine Muhammet'in aldığını söyledi. Muhammet Baycur ise ceketi almaya gelmediğini savundu. Müge Anlı, Günay Hanım'ın 2005 yılında Asayiş Büro Amirliği'nde verdiği ifadeyi okuyarak, montu Muhammet'in getirdiğini, cebinde cımbız ve bozuk para bulunduğunu, daha sonra Metin Musacalı'nın gelerek ceketi aldığını söylediğini hatırlattı. Günay Hanım, ifadesindeki bu ayrıntıları yanlış hatırlamış olabileceğini öne sürdü. Müge Anlı, Günay Hanım'ın kızı Sibel'in ifadesinde de koyu yeşil renkli, kürklü yakası olan bir kabanın Metin Musacalı tarafından geri alındığının belirtildiğini aktararak iki ifade arasındaki benzerliğe dikkat çekti.
2003 yılında kızını görmek için Aydın'a gittikten sonra kaybolan Elife Doğrul'un akıbeti araştırılırken, kızı Hülya Yıldız'ın babasıyla ilgili yeni bir iddia gündeme geldi. Hülya'nın babasının Metin Musacalı olabileceği öne sürülürken, Talip Bey'in kızı Melisa da telefonla yayına bağlanarak Necibe Hanım'ın bu konuyu daha önce dile getirdiğini söyledi. Necibe Hanım ise iddianın kendisine Metin'in eşi Meral tarafından anlatıldığını öne sürdü. Meral'in, Elife'nin öldürülmesinden önce yaşandığını iddia ettiği olayları kendisine anlattığını belirten Necibe Hanım, aile içindeki konuşmalara rağmen bugüne kadar sessiz kaldığını ifade etti. Müge Anlı'nın neden savcılığa başvurmadığını sorması üzerine Necibe Hanım, kardeşleriyle görüşmediğini ve korktuğu için konuyu gündeme getirmediğini söyledi.
Elife Doğrul'un kaybolmasıyla ilgili şüpheler Metin Musacalı ve Türkeş Musacalı üzerinde yoğunlaşırken, aileyle bir dönem aynı çevrede yaşayan bir izleyici, gizli tanık olarak dikkat çeken iddialarda bulundu. Gizli tanık, Metin Musacalı'nın Elife Doğrul'u öldürerek eşine ve çevresindeki kadınlara gözdağı vermiş olabileceğini öne sürdü. Metin'in eşinin geçmişte evden ayrılmak istediğini ancak korktuğu için bunu gerçekleştiremediğini anlattığını iddia eden tanık, Elife'nin öldürülme biçimiyle ilgili duyduklarını da aktardı. Tanık ayrıca, Söke ve Bağarası çevresindeki bir eğlence mekânında çalışan, Hayal ya da Masal isimli genç bir kadının da benzer şekilde ortadan kaybolduğunun konuşulduğunu ileri sürdü.
Elife Doğrul dosyasında, Hülya Yıldız'ın biyolojik babasının Metin Musacalı olabileceği iddiası gündeme gelirken, Talip Bey ve Hülya canlı yayında gözyaşlarına hâkim olamadı. Aileyi yakından tanıdığını söyleyen bir izleyici, Metin Musacalı'nın eşi Meral Hanım'ın Serap'ın aileye gelmesini kabullenemediğini ve yaşananları çevresine anlattığını öne sürdü. Programda, Elife'nin başına gelenlerle ilgili dile getirilen iddialar da tartışılırken Müge Anlı, suçlamaların birbirinden farklı olduğunu ve her iddianın ayrı değerlendirilmesi gerektiğini vurguladı.
